Yanlış soruyla başlamayın
Yeni oyuncunun forumda sorduğu ilk soru genellikle şu oluyor: "Hangi sınıf en güçlü?"
Bu sorunun sağlıklı bir cevabı yok. Sınıf dengesi her güncellemede yeniden ayarlanıyor; bugün öne çıkan bir sınıf birkaç ay sonra geri planda kalabiliyor. Üstelik "güçlü" kelimesi de duruma göre değişiyor — kalabalık savaşta güçlü olan, ikili karşılaşmada aynı sonucu vermeyebiliyor.
Bunun yerine sorulması gereken soru: "Ben oyunu nasıl oynamak istiyorum?"
Kendinize sorun
Kavganın neresinde durmak istiyorsunuz?
Ortasında olmak, ilk giren siz olmak hoşunuza gidiyorsa Warrior tarafı size yakın. Kenardan bakıp doğru anı seçmeyi tercih ediyorsanız Mage ya da okçu tarafı daha uygun. Fark edilmeden yaklaşıp tek hedef düşürmek istiyorsanız suikastçı yolu var.
Tek bir role bağlanmak istemiyorsanız bir seçenek daha var: sonradan eklenen hibrid sınıf Kurian / Porutu, hasar ve destek arasında farklı stillerde oynanabiliyor.
Hata payınız ne kadar dar olsun?
Bu, yeni başlayan biri için sanılandan önemli. Warrior'da yanlış bir karar verdiğinizde çoğu zaman geri çekilecek vaktiniz oluyor. Rogue ve Mage'de aynı hata sizi doğrudan yere yatırıyor. Oyunu öğrenirken hataya toleranslı bir sınıfla başlamak, oyunun sistemlerini tanımanızı kolaylaştırır.
Tek başına mı, kalabalıkla mı oynayacaksınız?
Bu belirleyici. Çoğu zaman yalnız gireceksiniz ve etrafınızda oynayacak tanıdık yoksa, kendi başına iş görebilen bir sınıf hayatınızı kolaylaştırır. Düzenli bir grubunuz varsa saf destek rolleri çok daha keyifli hâle geliyor. Konuyu solo mu parti mi yazısında ayrıca ele aldık.
Mikro yönetim sever misiniz?
Priest oynamak, aynı anda birkaç can barını takip etmek demek. Bazı oyuncular için oyunun en tatmin edici kısmı bu; bazıları içinse yorucu bir angarya. Kendinizi hangi tarafta gördüğünüzü baştan bilmek, yüz saat sonra karakter değiştirmekten iyidir.